Locke Filminin Film Çözümlemesi
Bu iddialı yapımın yönetmen koltuğunda, Hummingbird filmiyle ilk yönetmenlik deneyimini gerçekleştiren senarist Steven Knight bulunuyor.🎬 Locke (2013) Film Künyesi
| Özellik | Bilgi |
| Yönetmen | Steven Knight |
| Senaryo | Steven Knight |
| Oyuncu Kadrosu | Tom Hardy (Ivan Locke) |
| Seslendirme Kadrosu | Olivia Colman, Ruth Wilson, Andrew Scott, Tom Holland |
| Yapım Yılı | 2013 |
| Ülke | Birleşik Krallık, ABD |
| Tür | Dram, Psikolojik Gerilim |
| Süre | 85 Dakika |
| Görüntü Yönetmeni | Haris Zambarloukos |
| Müzik | Dickon Hinchliffe |
| IMDb Puanı | 7.1 / 10 |
| Bütçe | ~2 Milyon $ |
Filmin Kısa Özeti
Bir yapı şirketinde yönetici olan ve başarılı bir kariyere sahip olan Ivan Locke, iki çocuğu ve karısıyla birlikte sorunsuz bir hayat sürmektedir. Bu gidişat aldığı bir haberle son bulur. Arabasıyla çıktığı yolda kendini, hayatını ve sahip olduğu her şeyi sorgulamasına yol açan bu haberin ağırlığıyla mücadele ederken bir yandan da işiyle ilgili bir krizle uğraşmaktadır.
Şirketi oldukça zarara sokabilecek bu krizi soğukkanlılıkla çözmeye çalışır. Ama yalın ve basit çözümler ve hiç kaybetmediği sükûneti karşı tarafı sakinleştirmeye yetmez. Ivan Locke o telefon konuşması sırasında kariyerinin ve hayatının en zorlu sınavıyla karşı karşıya gelir. Arabasının içinde, kısa bir süre içerisinde gerçekleşecek olan felaketi durdurmak için zamana karşı koyma mücadelesi başlar. Öte yandan da tek başına çıktığı yolculukta kendi geçmişiyle de bir hesaplaşma içine girer.

A) Gösterge Bilimsel Çözümleme
- Filmin Adı: LOCKE
- Kategori: 2013 Filmleri, IMDb 7.1
- Türü: Dram
Filmin Öyküsü
Başrolde Tom Hardy’nin oynadığı Ivan Locke karakteri bir yapı şirketinde yönetici konumundadır. İşinde sağlam ve disiplinli olan Locke’un aldığı bir telefonla tüm hayatı değişir. Bir yapının bloğunu yerleştirirken verilen kutlama gecesinde yapıda sekreter olan Beti ile aralarında geçen sohbet sonucu; Beti’nin yaşadığı yalnızlığından ve Locke’un ise yaptığı işindeki başarı sonucu mutluluğundan bahsederken o gece birlikte olurlar. Daha sonra evine giden Locke, bunun bir seferlik bir ilişki olduğundan karısına ve çocuklarına hiçbir şey söylemez.
Bu ilişki sonucu Beti işten ayrılır ve New York’a yerleşir, daha sonra da hamile kalır ve doğum yapmaya karar verir. Gün gelir sancıları başlar, hastaneye kaldırılır. İlk defa böyle ağrılar geçiren Beti, durumu Locke’a telefon açarak söyler ve çok korktuğunu, yanına gelmesini ister. Evli iki çocuk babası Locke, çalıştığı yapıda önemli bir işin başındayken o gece arabası ile Beti’nin yanına gitmeye karar verir. Arabası ile yola çıkar ve film burada başlayıp, yolculuğu boyunca kendi arabasında Locke’un tek başına olduğu sahnede geçer sonuna kadar ve diğer tüm kişiler ve olaylar telefonun arkasındadır, gösterilmez.
Evde çocukları ve karısı tuttukları takımın maçı olduğundan hazırlık yapmış ve Locke’u beklemektedirler. Locke evine telefon açar ve oğlu Ediye maça gelemeyeceğini, karısı Katrina’ya bu gece Beti’nin yanına gitmesi gerektiğini ve eve yarın sabah geleceğini söyler. Eşi bunu kabullenmez ve sinir krizleri geçiren eşi üst katta yatak odasına kapanır ve saatlerce aşağı inmez. Locke ise bu sırada hayatını ve sahip olduğu her şeyi sorgulamasına yol açan bu haber üzerine verdiği kararın ağırlığıyla mücadele ederken bir yandan da işiyle ilgili oluşan sorunla uğraşmaktadır. Arabasında yaptığı telefon görüşmeleriyle bir yandan bırakıp gittiği işini halletmeye çalışır, bir yandan hastanede doğum yapmak üzere olan Beti ile ve doktorlarıyla konuşur, diğer yandan hayatını, geçmişini, sahip olduğu her şeyi sorgulamaya çalışır.
Arkadaşı beton üreticisi Danıl’ı arar ve bu gece gelecek olan 355 ton betonların doğru yerlere pompalanması gerektiğini, bunun için belediye ve emniyeti arayıp kapanması gereken yol ve güzergâhların bildirilmesi için ikna eder. Verdiği kararı “pislik” dediği şirketin müdürü olan Gerıta’ya da açıklar ve Danıl’ı betonların doğru yerlere pompalanması için ikna ettiğini, işin aksamayacağını söyler. Ama Gerıt, şirketin ve Şikago’nun bu kararı kabul etmeyeceğini, kovulacağını söyler ama Locke verdiği karardan vazgeçmez. Şikago’yu arayan Gerıt durumu açıklar ama Şikago şirketi bunu kabul etmez ve Locke’u işten çıkarır. Yerine bir yönetici atar ama Locke bunu kabul etmez; “kovulsam da bu işi halledeceğim” der ve Danıl’ı sabaha kadar kendisinden başkasına cevap vermemesi için uyarır.
Diğer yandan Beti ve doktorlarıyla konuşur; doğum için bebeğin babası olduğunu, hastane için tüm gerekli işlemlerin yapılmasını ve trafiğin açık olduğunu, gelip yetişeceğini söyler. Bu sırada arka koltuğa bakarak babasıyla, geçmişiyle hesaplaşır ve aynısı olmayacağını, verdiği kararla yaptığı hatasını düzelteceğini, doğacak olan çocuğun yanında olup ona soyadını vereceğini söyler. Evini arar; karısı ona artık bir daha eve gelmeyeceğini, her şeyin bittiğini, boşanacağını ve çocuklar için görüşme ayarlayacağını söyler. Gerıt arar, Danıl’ın kendisine cevap vermediğini söyler. Locke ise Gerıt’a endişelenmemesi gerektiğini, her şeyin yolunda gittiğini söyler ve “Seni aramadan önce bir işim, bir karım, bir evim vardı” der ve şimdi hiçbirinin olmadığını, bu gece öğrendiği şeyin Şikago’nun canı cehenneme olduğunu söyler ve kapatır. Beti arar, bebeğin ağlayan sesini dinletir ve film son bulur.
B) Düz Anlam Gösterenleri
- Çerçeveleme: Filmin tamamı arabada geçtiği için çekimler arabanın içinde şoför koltuğunda tek kişiyle sınırlıdır; ara sıra yol ışıkları ve arabanın dışında çekimler çerçeveye eklenmiştir.
- Işıklandırma: Filmde çok özel bir ışıklandırma yok çünkü yolculuk boyunca arabanın içine yoldan yansıyan ışıklar ve gece olduğundan yol ışıklandırması yöntemi yeterli oluyor.
- Giysi ve Dekor: Locke baş taşeron dediğimiz konumdadır. Elbiseleri; gri çizgili gömlek üzerine koyu fanila, normal uzunlukta saçı ve sakalı ile üzerindedir. Fosforlu sarı renkte olan iş elbiseleri, bareti ve çizmelerini arabaya binerken çıkarır, mavi poşete koyar ve arka koltuğa atar.
- Kurgu ve Geçişler: Filmde geçişler çok yoktur, tek mekan vardır. Kurgusal olarak uzun ve ağır tek bir sahne vardır; arabanın içinde ve dışında geçer.
- Kamera Hareketleri: Kamera arabanın içinde ve dışında sürekli yakın çekimle olayı izler; ara sıra uzak çekimlerle mesafeyi ve yolu gösterir. Hareketlerle oynamaz, sarsılmaz, sabittir.
- Renk: Gece olduğundan çok renk yoktur; karanlık ve sarı ışıklar yoğunluktadır. Gri parlak renkteki arabası, yönetici mevkiine sahipliği temsil eder.
- Mekanlar: Tek mekanda, arabanın içinde geçer tüm film. Şoför koltuğunda Locke vardır, sürekli gösterilir; ara sıra yol ve ışıklar, arabanın göstergeleri görünür.
C) Düz Anlamın Gösterileni
Locke filmi; alışık olduğumuz filmlerdeki sahne, dekor, oyuncular, yer, zaman ve mekan gibi unsurlardan çok farklıdır. Film, baştan sona kadar tamamında gördüğümüz tek bir oyuncu (Ivan LOCKE) ve tek bir mekan (arabanın içinde) üzerine kurulu olmasına rağmen çok sürükleyici ve insanın hem geçmişine hem de geleceğine dokunmayı başarabilen bir yapıttır.
Hayatın içinden bir parçanın farkındalığını gösteren kesitlerinin yanında, aslında hemen hemen herkesin başından geçen böyle bir kesitin analizi; sadece doğru parçalarını doğru yerde kullanması gibi bir olaydır. İnsanın günlük yaşamda karşılaştığı böyle bir durumun altından kimi insan kalkabiliyorken bir takım kaybettiklerine karşı yeni kazanımlarla, kimi insan ise direksiyonu geçmişine çevirir, yeni kazanımlara ulaşamaz ve geleceğini başkalarının eline vermiş olur.
Metaforik Anlatım: Arabanın arka camını gösteren iç ayna burada metafor olarak kullanılmıştır. Arkadaki koltuğa bakıp konuşan Locke, aslında arkasında bıraktıklarına yani geçmişine bakıyor. Geçmişiyle girdiği yüzleşmede hayatından kaybedeceği parçaları bildiği halde direksiyonu geriye çevirmeyip, sürüklenip kaldığı yerden çıkışa doğru sürmekte. Filmde gece yola çıkması bile aslında yine geçmişindeki o karanlığı aydınlatmaya doğru gittiğini gösterir. Yolda telefonla konuşurken “Sabah güneşin doğuşuyla orada olacağım” demesi yine bunu teyit edicidir.
Yolda giderken işinden kovulması ve karısının “Bu ev benim artık” diyerek onu reddetmesi hayatından kaybettiği parçalar oluyor. Ama yine geçmişine geri dönmeyip, orada sonsuza dek kalmayıp yeni güne, yeni kazanımlara yol almaya durmadan devam ediyor. Bu elbette kolay bir şey değil; alışık olduğun günlük hayatından tamamen ayrılıp yeni güne başlamak ama yine de bir yerden sonra kendisine yeni bir yaşamın kapısını aralamayı başarabilmiştir.
Bizi de içine çeken aslında tam bu noktası oluyor filmin; şöyle ki sırtlamışız dünyayı adeta omuzlarımıza ve bu ağır yükün altından onunla hep eksende kalacağımızı zannederek unutuyoruz hayatı yaşamayı. Aslında uyanık olduğumuzu sanırız ama uykudayız, geleceğin kör karanlığına saplanmışız. Burada da Locke; karısını, evini, işini kaybettiğini bildiği halde telefonla yine bırakmıyor, yoluna koymaya çalışıyor. GPS yol paneli, telefon aramaları; bunların hepsi geçmişinden kurtulamadığı güçlü bir bağ, geleceği arasında kurduğu bir köprü görevinde. Burada isteseydi arkasına hiç bakmadan gidebilirdi ama bunu özellikle yapmayıp geçmişiyle yüzleşip geleceğe aynısıyla başlamamak için sürekli konuşuyor ve burada da zamanla bir mücadeleye giriyor. Sonuç itibariyle; sırtlamış olduğu yükün üstesinden gelerek geçmişinin deneyimleriyle geleceğe ışık tutabileceğinin farkındalığını bize aksediyor. Tek mekan ve oyuncuda gösterdiği ise yüzleşmenin tek başınıza olduğunu onca yığın yaşamın içinde gösteriyor.
Sonuç
Beden yorulunca istirahat ile kendini toparlayabiliyor ve kaldığı yerden devam edebiliyor; yine zor olsa da. Fakat beyin yorulunca, düşünceler birikim yapıp kafatasının içine sığamaz olunca büyük bir patlama yaşar ve sonuç olarak iki yeni eylemi gerçekleştirir: Ya çöker eskiye döner ya da kendini gerçekleştirir, yeni bir başlangıç elde eder.
Locke’da da böyle bir gerçekleşme var. Derinlerde ya da yüzeysel olarak hepimizin bazı dönemler yoğun olarak yaşadığı bu ruh halimize bir farkındalık getirerek, karanlığın arkasındaki gün ışığının varlığını gösteriyor. Diğer oyuncuları ve mekanları görmeden hayalimizde canlandırabiliyor olmamız ve izleyicinin yaşanmışlığına dokunması, filmi başarılı kılıyor. Bu sebeple hem izleyicinin gözünde hem de internet film veri tabanında (IMDb) 7.1’lik bir dereceye kavuşuyor.
Share this content:














Yorum gönder